Manisa’da Yaşam (25.10.2020 Özet)

Rıfat Uygur ve Mustafa Pala’nın hazırlayıp sunduğu ‘Manisa’da Yaşam’ programı bu hafta da dinleyenler ve izleyenlerle buluştu.

HİRAŞ Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Emin Uygur ve Manisa Birlik Başkanı Mustafa Pala’nın hazırlayıp sunduğu ‘Manisa’da Yaşam’ bu hafta da Radyo HİRAŞ stüdyolarından; izleyenlerle buluştu. Manisa ve ülke gündeminin değerlendirildiği program izleyenlere ve dinleyenlere keyifli dakikalar yaşattı.

QhU59w

HOBİ BAHÇELERİ

HİRAŞ Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Emin Uygur ve Manisa Birlik Başkanı Mustafa Pala’nın hazırlayıp sunduğu ‘Manisa’da Yaşam’ her hafta olduğu gibi bu hafta da Mustafa Pala’nın köşe yazısının okunmasıyla başladı. Hobi bahçeleri ile alakalı binlerce insanın sesi olan Mustafa Pala yazısında yasal düzenleme gerektiğini dile getirdi. Mustafa Pala yazısında şu ifadelere yer verdi: “Bugüne kadar hobi bahçeleri üzerine kaç yazı yazdım bilemiyorum. Bildiğim bir şey var, konu açıklık kazanana hobi bahçeleri için yasal düzenleme yapılana kadar yazmaya devam edeceğim.

TBMM’ne hobi bahçelerinin yasaklanmasına ilişkin bir yasa tasarısı getirildi. Tartışmaların ardından görüşmeler Ekim 2020 ayına ertelendi. Tam yasalaşması beklenirken Cumhurbaşkanının çağrısıyla  geri çekildi. Geri çekilmesi çok iyi oldu ama geri çekmenin ötesinde beklenti var. Beklenti, hobi bahçelerinin engellenmesi değil nerelerde nasıl yapılacağına ilişkin yasal düzenleme yapılmasıdır.

Kentlerimizin yakın çevresinde, öncelikle marjinal alanlarda, kent halkının hafta sonlarını değerlendirebileceği, sebze üretimi yapabileceği, domates ekip dalından koparabileceği içinde ufak bir temelsiz yapı biçiminde kulübesi olan büyüklükleri 100-200 metre kare arasında değişen bahçelere Hobi Bahçeleri ya da Kent Bahçeleri diyebiliriz. Hobi bahçelerin örnekleri tüm AB ülkelerinde var.  Kent Bahçeleri, bizim geleneğimizde de var. Eskiden kentlerin çevresinde, bostanlar bağlar bahçeler vardı. İnsanlar kentlerde yaşayanlar zamanlarını buralarda geçirirlerdi.

Korona salgını döneminde, hobi bahçeleri tam bir sığınak oldu. Kentlerin kalabalığından uzaklaşıp günlerini hobi bahçelerinde geçirdiler. Bunun somut yaranını da virüse yakalanmayarak gördüler. Salgında sığınak olan hobi bahçeleri, depremlerde de aynı işlevi görecektir mutlaka.

Kent Bahçeleri tüm gelişmiş ülkelerde de var ve destek alıyorlar. AB ile yapılan hibe anlaşmalarının içinde de Hobi Bahçeleri konusuna yer verilmiş. Hobi bahçeleri için verilen hibeler, TKDK tarafından dağıtılmak amacıyla halka çağrı yapılıyor. Ancak, mevzuatımızda Kent Bahçeleri yer almadığı için, projelendirme ve ruhsatlandırma yapılamadığından bu alanda hibeler kullanılamıyor.

Yasal düzenleme yapılamadı ama hobi bahçeleri düzensiz ve plansız biçimde çoğalıyor. Bazı belediyelerimizin yaptığı hobi bahçeleri de var. Bu konuyu BİMER’e illettim, “isteğiniz yapılacak ilk düzenlemede dikkate alınacaktır.” denildi ancak aradan uzun bir süre geçmesine rağmen bir düzenleme yapılmadı.

Hobi Bahçeleri ile: Aile ekonomisine katkı sağlanacak, Kent insanının, kentin sıkıntılı ortamından hafta sonlarında aile olarak kurtulmaları sağlanmış olacak ve kent çevresinde kullanılmayan ekilip biçilmeyen marjinal alanlar değerlendirilmiş olacaktır. Bu saydıklarım Hobi Bahçeleri yapmak için yetmez mi? Yeter elbet. Kent Bahçelerinin yapımını kolaylaştırmak için mutlaka yasal düzenleme yapılmalı.  Hobi bahçeleri ile tarım alanlarına zarar verilmemesi için, bahçelerin tarım alanlarına yapılması önlenmeli. Hobi bahçeleri kentin yakın çevresinde ekilip biçilmeyen marjinal alanlara yapılmalı. Bu alanlara hobi bahçeleri yapıldığında, insanlar marijinal alanlara toprak taşıyarak, işleyerek, doğal gübre kullanarak ekilebilir duruma getireceklerdir. Yapılmalı gereken, yasaklama değil, düzenli biçimde yapılmalarını sağlayacak olan yasal düzenlemedir…

Araziler mülkiyet olarak bölünmeyeceğinden ve üzerine kalıcı binalar yapılmayacağından arazinin niteliği ve mülkiyet durumu değişmeyecektir. Kent Bahçeleri uygulaması, Belediyelerimiz tarafından yapılabileceği gibi, Kooperatifi tarafından da kurulup sürdürülebilir. Kentlerde kaybolan iyi komşuluk ilişkileri Kent Bahçelerinde yeniden canlandırılabilir.

Sebze fiyatlarını bölgeler ve iller arası nakliyenin ve aracıların yükselttiği biliniyor. Tüketicilerin sebzeleri daha uygun fiyata alabilmesi nasıl sağlanır sorusuna yanıt bulmalıyız. Bunu sağlamanın etkili yollarından birisi de bazı belediyelerimizin ve bazı kooperatiflerimizin mevzuatı zorlayarak, yaptığı gibi vatandaşın ihtiyacı olan sebzeyi kendisinin yetiştirebilmesi yolunun açılmasıdır. Sebzeleri kentlerde oturanların kendisinin yetiştirebilmesi, birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de hobi bahçeleri ile mümkün olacaktır.  

Topraktan ve doğadan kopup kentlerin beton yığınları içinde sıkışıp kaldık. Yoğun iş temposu ve giderek gelişen teknoloji ve kablosuz iletişim araçlarının yarattığı elektromanyetik kirlilik nedeniyle stres, depresyon, panik atak gibi rahatsızlıkların çoğaldığını görüyoruz. Kentlerimizde fiziki çevre ile sosyal çevre sürekli etkileşim içinde. Yapılan tüm araştırmalar, insanın içinde yaşadığı fiziksel çevrenin sağlığı ve mutluluğu için önemli olduğunu kanıtlıyor.  Kentlerde beton yığınları arasında sıkışıp kalan insanlar için, Yeşil Terapi olarak adlandırabileceğimiz, toprakla meşgul olmak, iyi tasarlanmış, bahçelerde üretim yapmak öneriliyor. Gecikmeden hobi bahçelerini yasal dayanağa kavuşturmalıyız.

Biz, kentlerde yaşayanlar olarak doğayı, yeşili, bitki ekip biçmeyi domatesi dalından koparmayı çok özledik.  Ve çözüm olarak, hobi bahçelerini görüyoruz. Yasal düzenleme bekliyoruz”

CYwTQT

ERTUĞRUL DAYIOĞLU’NUN İSMİ YAŞATILMALI

Manisa’nın eski belediye başkanı rahmetli Ertuğrul Dayıoğlu’ndan konu açılması üzerine, Dayıoğlu ile gülümseten anılarını paylaşan ikili, Dayoğlu’nun isminin yaşatılması gerektiğini dile getirdi. Konuyla alakalı konuşan Pala: “Ertuğrul Dayıoğlu tüm Manisa’nın çok sevdiği, halkın içinden bir belediye başkanıydı. Onunla dostluk edebilmiş olduğum için çok şanslı hissediyorum. Fakat yeterince adının anılmadığını, gerektiği değeri görmediğini düşünüyorum. Bir yer altı otoparkına isminin verilmesinden daha fazlasını hak ettiğini, hayatıyla ilgili bir kitap yazılması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Uygur ise “Ben de Dayıoğlu ile dostluk edebilme şerefine nail olmuş birisiyim. Onu tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum. Bana çok şey kattı. Manisa’ya yakışır, güvenilir bir başkandı. Yeri dolmadı, dolmaz” ifadelerini kullandı.

3T12Yf

Programı sağlık, huzur, bereket temennileriyle kapatan ikili, temizlik/maske/mesafe kuralını hatırlatmayı ihmal etmedi.

 

Son Eklenen Videolar