Manisa'da Yaşam (13.12.2019 Özet)

Radyo HİRAŞ’da ‘Manisa’da Yaşam’ programının konuğu olan Orman Yüksek Mühendisi Hasbutçu “Hazine sandığının üzerinde oturuyoruz ama açıp da içinden iki altın almıyoruz” dedi.

Haber: Nezih VAROL

HİRAŞ Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Emin Uygur’un Radyo HİRAŞ için hazırlayıp sunduğu, Manisa Birlik Başkanı Mustafa Pala’nın yorumlarıyla renk kattığı ‘Manisa’da Yaşam’ programının bu haftaki konuğu Muradiye Orman Fidanlığı eski Müdürü Orman Yüksek Mühendisi Abdülkadir Hasbutçu oldu. Tarımsal gelişmenin tecrübeli ismi Hasbutçu “Aşık Veysel’in de dediği gibi bizim sadık yarimiz kara topraktır ve üzerinde oturduğumuz bu çok büyük ve çok değerli varlığı Manisalılar olarak çok iyi değerlendirmeliyiz, ülkemiz ve Manisamız toprak zenginidir, adeta bir hazine sandığının üzerinde oturuyoruz, ama açıp da içinden iki altın almıyoruz, oysa sürekli üretmeliyiz, kalkınmalıyız, ülkemizin buna ihtiyacı var” dedi. Programın başında her hafta olduğu gibi Mustafa Pala`nın Manisa İnternet Habar için yazdığı köşe yazısı okundu. Pala, ‘Manisa’nın Turizm Seferberliği’ başlıklı yazısında şu görüşlere yer verdi:

MANİSA’NIN TURİZM SEFERBERLİĞİ

Manisa sanayide ve tarımda önemli gelişmeler sağlamış bir kent olmasına rağmen, turizmde yeterince gelişemediğini, çalışmaların yeterli olmadığını dile getiriyoruz yıllardır. Manisa’da mutlaka Turizm Seferberliği başlatılmalı ve çalışmalar kesintisiz sürdürülmeli. Seferberliğin amacı: Çok önemli tarihi, kültürel, doğal ve beşeri zenginliklere sahip Manisa’yı, tüm toplum kesimlerini kapsayan bir seferberlik anlayışıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen 2023 TÜRKİYE TURİZM VİZYONU hedefleri doğrultusunda MARKA İL yapmak olmalı diyoruz. Son günlerde, ardı ardına yapılan toplantılar, kentimizde turizmin gelişeceğine ilişkin umutlarımızı yükseltti... Yapılan iki toplantıya da katıldım. Turizme ilişkin düşüncelerimi katılımcılarla paylaştım. Yapılacak olan toplantılara katılma ve katkıda bunuma isteğimi tekrarladım. Turizmin üç ayak üzerinde yükselip gelişeceğini düşünüyorum:  Bir ayak merkezi yönetim temsilcisi Manisa Valiliği, ikinci ayak, yerel yönetimi temsilen Büyükşehir Belediyesi, üçüncü ayakta Sivil Toplum ayağı. Yapılan çalışmaların eşgüdümünde de Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne büyük görev düşecektir. Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, İlgili STK temsilcileri ve Turizm Gönüllülerinden oluşacak bir Manisa Turizm Komitesi kurulmalıdır. Bu komitenin sekretaryası Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından yürütülmeli, Komite çalışmalarına destek Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmelidir. Kurulun sürdürülebilirliğini ve düzenli çalışmasını sağlayacak önlemler baştan sağlanmalıdır... Manisa’da öne çıkan birçok simge ve sembol var. Şehzadeler Şehri, Osmanlı Eserleri, Mesir, Manisa Bezi, Mevlevihane, Geleneksel el sanatları, Musiki, mehter, Sipil Dağı, Magnesia, Manisa Lalesi, Yılkı atları, Endemik bitki türleri, Dağcılık, Yamaç Paraşütü, Sardes, Bintepeler, 26 bin yıllı Ayak izleri, Termal Turizm, Göller, Aigai, Mitolojik zenginlik, Niobe, Kibele, Tantalos. Yanık Ülke Katakekaumene, Peri bacaları, Kula evleri, Yunus Emre Köyü. Halı ve kilim dokumacılığı ve bu listeye yeni katılan OBASYA var. Manisa Tarzanı’mız var. Bu listeden ilgi çekecek hikayeler üretebiliriz... Turizm seferberliği başladı. Seferberliği başlatan, Manisa Valimiz Sayın Ahmet Deniz’e, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e ve çalışkan İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sayın İbrahim Sudak’a yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık olsun…

“TOPRAĞIMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM”

Program yapımcısı Rıfat Emin Uygur Manisa’nın kalınması adına yapılan ve Mustafa Pala’nın da yakından takip ettiği turizm seferberliği çalışmaları nedeniyle başta Manisa Valisi Ahmet Deniz ve emeği geçenleri kutladı. Uygur daha sonra “Bugün alanında uzman çok değerli bir konuğumuz var, Orman Yüksek Mühendisi Abdülkadir Hasbutçu” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü; “Sayın Hasbutçu daha önce de bir çok defa stüdyomuzda bulunmuştu, diyor ki ‘Manisalılar olarak üzerinde oturduğumuz çok değerli varlığımız olan topraklarımızı çok iyi değerlendirmeliyiz, ülkemiz ve Manisamız toprak zenginidir, adeta bir hazine sandığının üzerinde oturuyoruz, ama açıp da içinden iki altın almıyoruz, oysa sürekli üretmeliyiz, kalkınmalıyız, ülkemizin buna ihtiyacı var’. Gerçekten de öyle, artık tüm dünyada petrol savaşları bitiyor, su savaşları başlıyor, suyun önemi, tarımın önemi, toprağın önemi anlaşılıyor. Ben küçükken ailem bağcılıkla uğraşırdı, bağımız Gediz’in kenarındaydı, topladığımız üzümleri Gediz’de yıkar, orada balık tutar, hatta öğle sıcağında girer yüzerdik. Bugünkü halini görünce çok üzülüyorum”.

“BİZİM SADIK YARİMİZ TOPRAKTIR”

Uygur’un sözleri üzerine konuşan Hasbutçu da düşüncelerini şöyle ifade etti: “Türkiye’de bir çok sektörde üretim durdu. Biz artık hiç bir şey üretmiyoruz. Dünya üzerinde bile petrolün bir ömrü var, diğer madenlerin bir ömrü var, kullanırsınız ve 100, 150 veya belli bir sürede tükenir, biter. Oysa toprak öyle değil, dünyanın sonuna kadar üretebilirsiniz. Buna rağmen sebze, meyve, süt üretmiyoruz, tarım yok, hayvancılık yok. Rahmetli Aşık Veysel diyor ki, ‘Benim sadık yarim kara topraktır’, işte bizim de toprağa dönmemiz gerekir, toprağımıza sahip çıkmamız gerekir. Topraklarımızı kan dökerek kazandık, ter dökerek işlemeliyiz, üretmeliyiz. Manisa halkı olarak çok büyük bir varlığın üzerinde oturuyoruz. Hem ülkemiz, hem de Manisamız toprak zenginidir. Hem toprak, hem su zenginiyiz. Biz her hafta Cuma namazından sonra köylere gidiyoruz, köy kahvelerine misafir oluyoruz ve fide hediye ediyoruz. Bazı şeyleri ihmal etmemeliyiz, çiftçimizi verimli toprakları kullanmaları için teşvik etmeliyiz. Mazotun pahalı olduğunu söyleyenler bahane üretiyor, oysa laf ve bahane üretmek yerine iş üretmeliyiz. Ekersek, harcadığımız mazottan çok daha fazla değerde ürün elde ederiz, bunu herkes biliyor”.

“KAN VE ORGAN BAĞIŞINDA BULUNUN”

Program yapımcısı Rıfat Emin Uygur sosyal sorumlulukların da yerine getirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Ülkemizde çok güzel işler, uygulamalar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, bunlardan bir kaçına değinmek istiyorum; kan bağışı kampanyaları var, lütfen kan bağışında bulunun, bir torba kan bağışında bulunduğunuzda üç hayat kurtarabilirsiniz. Sağlıklı olan her birey kan bağışında bulunmalı. Diğer yanda organ bağışı da çok önemli, organlarınızı bağışlayarak pek çok hayat kurtarabilirsiniz, bir başka insanın olmayan bir uzvunun olmasını sağlarsınız”. Rıfat Emin Uygur’un bu açıklamasının üzerine söz alan Mustafa Pala da “AFAD gönüllüsü olabilirsiniz, eğitim veriyorlar, bu konuda bilgi sahibi olmak çok önemli, herkes bu konuda kendini geliştirmeli, afetlerde hem kendimize hem de zor durumda kalanlara yardım ve destekte bulunmak çok önemli, bu bir insanlık görevi” dedi.

  

Dolu dolu sohbetlerle yaşanan bir ‘Manisa’da Yaşam’ programı daha Rıfat Emin Uygur’un birlik ve beraberlik mesajıyla son buldu. Uygur, “Bir dinleyicimiz TOKİ’lerdeki gelişmelerle ilgili yetkililerden bilgi istedi, Başkan Mehmet Çerçi Ankara’ya gidip yetkililerle görüşüp yüzde 8’lik bir indirim sağlamış ve taksitleri de 180 aya çıkartmış. Konut sahibi olmak isteyenler için bu şartlar memnun edici olmuş. Bu hafta Yunus Emre Günleri var, Başkanımız ve yardımcıları çok yoğun bir program yaşıyor, ama önümüzdeki hafta Başkan veya uzman bir yetkili stüdyomuzda konuk olabilir ve bu konuyu detaylarıyla anlatır. Sağlık ve mutluluk dolu güzel bir hafta diliyorum” diyerek programı sonlandırdı.

 

 

Son Eklenen Videolar