Üst Reklam 970x90
Onemsoft Bilişim
Onemsoft Bilişim

Manisa'da Yaşam (24.01.2020 Özet)

Radyo HİRAŞ’da merakla beklenen ‘Manisa’da Yaşam’ programının bu haftaki ana konusu ‘Deprem’ oldu, Prof. Dr. Orhan Polat yüreklere su serpen açıklamalarda bulundu.

Haber: Nezih VAROL

HİRAŞ Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Emin Uygur’un Radyo HİRAŞ için hazırlayıp sunduğu, Manisa Birlik Başkanı Mustafa Pala’nın yorumlarıyla renk kattığı ‘Manisa’da Yaşam’ programının bu haftaki ana konusu ‘Deprem’ olurken programa telefonla bağlanan Dokuz Eylül Üniversitesi Sismoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Polat yüreklere su serpen açıklamalarda bulundu. Polat, depreme karşı daha eğitimli ve bilinçli olunması gerektiğini ifade ederek “Orta ölçekte yaşadığımız bu depremler olası daha büyük depremlerin enerjisini alıyor, tehlike azalıyor” dedi. Program Mustafa Pala’nın her hafta Manisa İnternet Haber için yazdığı köşe yazısının okunmasıyla başladı. Pala, ‘Düşünce Atölyesi’ başlıklı yazısında duygu ve düşüncelerini şöyle ifade etti:

DÜŞÜNCE ATÖLYESİ

Arada bir geçmişte yazdığım köşe yazılarını da şöye bir gözden geçiriyorum. Düşünce Atölyesi başlığı altında epey çok yazı yazmışım. Yazmanın ötesinde bu konuyu çok konuştuğumu da biliyorum. Beyin Fırtınası, Arama Konferansı, Düşünce Atölyesi gibi isimlerin tümü ortak akıl ve etkin katılımla yapılan çalışmalar için kullanılıyor. Bu çalışma türü, gelişmiş ülkelerde çok kullanılan bir teknik olmasına karşın ülkemizde bu teknikten yeterince yararlanamıyoruz. Hele son yıllarda sanki tümden unuttuk gibi... Manisa ilinin potansiyellerini, sorunlarını ve vizyonunun belirlemek üzere 2001 yılında Anemon Otel’de yapılan Ege Ekonomi Geliştirme Vakfı’nın (EGEV) düzenlediği Arama Konferansı’na beni de çağırmışlardı. Dün gibi hatırlıyorum, katıldığım en verimli, en zevkli toplantı olması nedeniyle toplantıya ilişkin bazı saptamalarımı yeri geldikçe yakın çevremle paylaşmayı sürdürüyorum. 2001’den bu yana çok yazdım çok söyledim. Kendim söyledim kendim dinledim. Kendim yazdım kendim okudum. Hiçbir Allahın kulu çıkıp, “gelin düşünce üretelim, atölye çalışması yapalım, gelin tartışalım” demedi. Zeten tartışma denildiğinde milletin aklına kavga etmek geliyor. Tartışmadan nasıl düşünce üretilebilir ki, tartışmadan nasıl doğrulara ulaşılabilir ki? ‘Düşünce Atölyesi’ ortak akılla ve etkin katılımla yapılan bir çalışma anlamına geliyor. Daha önce de birkaç Düşünce Atölyesi çalışmasına katıldım... Hiçbir akıl, ortak akıl ve katılımın yerini tutamaz. Önemli olan ortak aklı kullanabilir duruma gelmektir...  Düşünce atölyelerinde, farklı düşünceler olmalı ki, o düşüncelerden yeni düşünceler üretilebilsin... Belli aralıklarla bir araya gelmek, ülkemizi, kentimizi, sorunlarımızı ve çözüm yollarını tartışmak için girişimde bulunalım. Çağırırsanız gelirim. Zaman ayırır çalışırım. Buna gerçekten ihtiyacımız var. Düşünce Atölyesi çalışmalarını tüm STK’lar, Tüm kurum ve kuruluşlar başlatıp sürdürebilir. Hele bir başlatın, somut yararlarını gördükçe sürdüreceğinizden be bu tür çalışmalın yaygınlaşacağından hiç kuşkum yok…”

“BİNAMIZI VE ZEMİNİNİ TANIMALIYIZ”

Program yapımcısı Rıfat Emin Uygur yaklaşık iki hafta önce Radyo HİRAŞ mikrofonlarından seslenirken AFAD gönüllüsü olmanın faydalarını, deprem ve benzeri afetlere karşı hazırlıklı olmak için AFAD’lı olmanın önemini dile getirdiğini söyleyerek, “Bu uyarıyı yaptıktan kısa bir süre sonra pek çok kişiye büyük korku veren 5.4 şiddetindeki depremi yaşadık” dedi. Uygur depremle ilgili görüşlerini almak için Dokuz Eylül Üniversitesi Sismoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Polat’a telefonla bağlandı. Polat şu bilgileri verdi: “Ege Bölgesi çok karmaşık bir jeolojik yapıya sahip, sık sık sarsılıyoruz, ancak bu sık sarsılmalar enerji boşalımı anlamına geldiği için olası daha şiddetli depremlerle karşılaşmamızı engelliyor. Sürekli orta büyüklükteki depremlerin meydana gelmesi daha büyük depremlerin enerjisini alması açısından önemli. Ülkemizin sürekli artan bir nüfusu var, bu nedenle yerleşim bölgeleri tarım alanlarına doğru genişliyor, buralara da yatay yerine dikey mimari hakim oluyor. Manisa’da da öyle oldu, Yeni Manisa dediğimiz bölgede dikey mimariyi görüyoruz. Bu binalar ilk önemli depremde bir sınavdan geçecekler. Böyle bir durum karşısında eğitimli ve bilinçli olmalıyız. Binamızı, bina zeminini tanımalıyız. Özellikle 1999 yılından sonra yapılan binalarımız daha güçlü, çünkü kontroller arttırılmıştı. Olası bir deprem durumunda paniklememek, sakin olmak gerekir. Soğukkanlı davranarak kendimizi bina dışına atmaya çalışmaktansa bina içinde güvenilir vaziyet almalıyız”.

“AFAD VE AKUT’LU OLUN”

Program yapımcısı Rıfat Emin Uygur da depremden korunmak için öncelikle oturulan binaya güvenilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Oturduğunuz binayı teste sokun, sonuçlarına göre önmelmerinizi alın ya da güvenilir binalara taşının. Deprem anında da dışarıya kaçmak yerine bulunduğunuz ortamda güvenli bir konuma sahip olun. Çünkü panikle hareket eden onlarca kişi aynı yöne koşturacağından sakat kalma ve ölüm riski artar. Tüm bunlar kadar önemli olan bir kursa gitmeniz ve bilgi sahibi olmanızdır. Dahası da var; organ bağışında bulunmalıyız, üç ayda bir kan vermeliyiz. Duyarlı olan her vatandaşın yapması gerekenler bunlar. AFAD gönüllüsü veya AKUT üyesi de olabiliriz. Ne zaman, nerede başımıza bir şey geleceğini bilemeyiz, her an her şey olabilir, tüm bunları yapmadığımıza pişman olmayalım”.

Dolu dolu sohbetlerle yaşanan bir ‘Manisa’da Yaşam’ programı daha Rıfat Emin Uygur’un birlik ve beraberlik mesajı ve önemli bir duyurusuyla son buldu. Uygur, “AK Parti Manisa İl Başkanlığı’nın Cumartesi günü saat 13.30’da Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenleyeceği İl Danışma Meclisi’ne Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım da katılacak, geniş bir katılım olacağı söyleniyor. İyi bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum”.

Son Eklenen Videolar