Düzenleme, büyük ölçüde İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlandı ve Cumhuriyet’in laik hukuk sisteminin temel taşlarından biri haline geldi.
Kanunla birlikte aile ve miras hukuku din kurallarından ayrılarak laik esaslara bağlandı. Şer’i mahkemeler kaldırıldı ve ülke genelinde hukuk birliği sağlandı. Böylece farklı inanç ve uygulamalara göre değişen yargı sistemi yerine, devletin tek ve ortak hukuk düzeni benimsendi. Çok eşli evlilik yasaklandı, resmi nikâh zorunlu hale getirildi ve evlilik işlemleri devlet denetimine alındı.
Medeni Kanun, kadın hakları açısından da önemli düzenlemeler getirdi. Kadınlara erkeklerle aynı şekilde boşanma davası açma hakkı tanındı ve miras hukukunda kadın ile erkek arasında eşitlik sağlandı. Kadınlara meslek seçme hakkı verildi. Bununla birlikte, evli kadının çalışmasını eşinin iznine bağlayan hüküm 1990 yılında kaldırıldı. 1926 tarihli kanunda yer alan “aile reisliği” kavramı ise 2001 yılında kabul edilen ve 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun ile kaldırılarak eşler arasında tam eşitlik ilkesi açık biçimde düzenlendi.
Velayet, vesayet ve evlat edinme gibi kurumlar modern hukuk kurallarına göre yeniden düzenlenirken, birey kavramı hukuken güçlendirildi. 17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun, Türkiye’de laik hukuk düzeninin kurumsallaşması ve toplumsal yapının yeniden şekillenmesi açısından tarihsel bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.