Açıklamasında, henüz hayatının başında olan çocukların kas kaybı nedeniyle her geçen gün daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Özcan, ailelerin ise büyük bir çaresizlik içinde mücadele verdiğini ifade etti. Tedavi süreçlerinin yüksek maliyetler ve uzun bürokratik işlemler nedeniyle zorlaştığını dile getiren Özcan, birçok ailenin çocuklarını yaşatabilmek için bağış kampanyaları düzenlemek zorunda kaldığını söyledi.
Sosyal medya üzerinden yapılan yardım çağrılarına değinen Özcan, anne ve babaların çaresizlik içinde yardım istemek zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. “Bir vatandaş, çocuğunu yaşatmak için neden bağış kampanyasına muhtaç kalır?” sorusunu gündeme taşıyan Özcan, devletin bu tür durumlarda daha etkin ve kapsayıcı politikalar üretmesi gerektiğini ifade etti.
Sağlık alanında yapılan yatırımların önemli olduğunu ancak asıl meselenin tedaviye erişimin herkes için mümkün hale getirilmesi olduğunu vurgulayan Özcan, özellikle gen tedavileri ve ileri düzey ilaçlara erişimde yaşanan gecikmelerin telafisi olmayan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Bu hastalıklarda zamanın en kritik faktör olduğuna dikkat çekti.
Siyasetin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini belirten Özcan, konunun siyasi tartışmaların ötesinde bir insanlık meselesi olduğunu dile getirdi. İktidar ve muhalefete çağrıda bulunan Özcan, daha hızlı onay süreçleri, yerli ilaç üretimi ve eşit sağlık hizmeti için somut adımlar atılması gerektiğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda toplumsal duyarlılığın önemine değinen Özcan, “Bu çocuklar hepimizin evladı. Onların yaşam hakkı hiçbir şeyden daha değersiz değildir” ifadelerini kullandı.
Özcan, sözlerini Ramazan Bayramı’nı kutlayarak tamamladı. Bayramın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirmesi temennisinde bulunan Özcan, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.