Mustafa Pala

Mustafa Pala

Mail: pala.mustafa@gmail.com

YUNUS EMRE

Yeni Manisa’nın özelliği büyüklüğünden çok farklı güzelliğidir. Yeni Manisa, başta Atatürk Kent Parkı olmak üzere, parkları ve sosyal donatılarıyla Manisa’nın gülen yüzü, çağdaş uygarlığa açılan batı kapısıdır. 

Sadece betondan yapılmış konutlardan oluşan kentlerin, açık hava hapishanesinden farkı olmadığı biliniyor. Kentler, ağaçları, anıtları, öne çıkarılan doğal güzellikleri, kente özgü yapıları, kentini seven iz bırakmış insanları ve sosyal donatılarıyla bir bütündür. Yeni Manisa’daki, Barış Alanı, Ceren Sitesi ve Birlik Parkı’ndaki anıtların ve heykellerin toplamı, Manisa’nın tümünde bulunan anıt ve heykellerin toplamı kadardır diyebilirim. Yeni Manisa’daki anıtlardan birisi de Birlik Parkı’na yapılan Yunus Emre anıtıdır. 

90’lı yıllarda Manisa’da bir tek Manisa Tarzanı büstü varken, şimdi Yeni Manisa’da 4 adet  Manisa Tarzanı anıtı var. 
Kentler anıtları, güzel yapıları, iz bırakan insanları ile anılırlar. Manisa’nın kimlikli bir Marka Kent olması için meydanların, parkların ve anıtların Eskişehir’de olduğu gibi çoğaltılması gerekiyor. Daha çok anıt, daha çok heykel, daha çok park ve bahçe, daha çok sosyal donatı yapılmalı. Bunları yapanlar mutlaka ödüllendirilmeli. Manisa, yaşayanların ödüllendirilmesi açısından biraz kısır bir kenttir maalesef. İnsanları anmak ve ödüllendirmek için ölmesini bekliyorlar. Kentimizi ve kentlimizi kendimizi sevdiğimiz kadar sevmeliyiz.  Kentini ve kentlisini sevmeyen kendini de sevmez sevemez. 
Anadolu’da yetişen en büyük tasavvuf erlerinden, Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatına dair bildiklerimiz yeterli olmamasına karşın şiirlerinin biliniyor olması O’nun nedenli büyük bir şair olduğunun en güzel kanıtıdır. Nerede ne zaman doğduysa doğdu; nerede ne zaman öldüyse öldü. O Anadolu’nun bağrına gömüldü. O Anadolu’da yetişen en büyük erenlerden ve en büyük ozanlardan birisi oldu. Önemli olan budur. Önemli olan ölümünden yaklaşık 800 yıl sonra şiirlerinin okunuyor anıtlarının yapılıyor kentlere adının veriliyor olmasıdır. 

“Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz”. Bu güzel dizeler Onüçüncü Yüzyılda ilk söylendiğinde geçerliydi. 21’nci yüzyılda da geçerliğini koruyor. Önümüzdeki yüzyıllarda da geçerli ve anlamlı olacaktır.  Bu dizeler insanlığa yapılmış en güzel çağrıdır. Bu çağrıya kulak vermeliyiz.

Yunus Emre’nin Taptuk Emre’nin dergahına girdiğini, tekkelerde yaşamış ve veliliğe erişmiş olduğunu biliyoruz. Anadolu'da on ayrı yerde mezarı ( daha doğrusu makamı ) olduğu ileri sürülen Yunus Emre, halk arasındaki inanca ve bazı tarihi kaynaklara göre birçok yerleşim yerinde olduğu gibi, türbesinin Kula’nın Emre köyünde olduğuna da inanılmaktadır.

Yunus Emre, dünya kültür ve medeniyet tarihinde bir merhale olmuştur. Kültürümüzün en değerli yapı taşlarındandır. Zira Yunus Emre, sadece yaşadığı devrin değil, çağımız ve gelecek yüzyılların da ışık kaynağıdır. Dünya üzerinde insanlık var oldukça değerini koruyacaktır. Yunus Emre'nin amacı, sevgi yoluyla dünyada yaşayan tüm insanların, hem kendileriyle hem evrenle kaynaşmasını sağlamak ve sonsuz yaşamda ebedi hayata doğmalarını sağlamaktır. 

Anadolu’muzun en büyük bilgelerinden olan Yunus EMRE’nin adını ve anısını kentimizde yaşatmak için, Birlik Parkına anıtı yapılmıştır. 
Yunusemre Belediyemizin, 2’nci Uluslararası Yunus Emre Günlerini düzenlemiş olmasını, kentimiz için önemli bir kazanım saymalı ve etkinlikleri başlatanları yürekten kutlamalıyız. Etkinliklerin daha geniş katılımla yapılması için, “Katılım olmazsa atılım olmaz.” diyerek,  etkinliklerin düzenlenmesine, daha fazla kişi ve kurumun katılması sağlanmalı, etkinliğin sahipleri çoğaltılmalıdır. Etkinliğin sahipleri çoğaltılınca, katılım da artacaktır.  Etkinliklerde sevgi, barış, kardeşlik öne çıkmalı bunlar için dayanışmanın yolu açılmalıdır. Yapılan bu güzel çalışmalarla, Yunus Emre günleri, geleneksel hale gelecek Yunus Emre’nin adı ve anısı sonsuza dek yaşayacaktır. 

Facebook Yorum

Yorum Yazın