Mustafa Pala

Mustafa Pala

Mail: pala.mustafa@gmail.com

MANİSA TARZANI

 

Bu amaçla düzenlediğimiz toplantıya katılır mısınız?” derlerdi. Görev sayarım derdim toplantılara katılır düşüncelerimizi paylaşırdık. 31 Mayıs- 5 Haziran Manisa Tarzanı ve Çevre Günleri etkinlik programını hazırlardık. Tişörtler şapkalar yaptırılırdı. Yılın Tarzanı seçilirdi. Toplantılar yapılırdı. En yeşil okul yarışması yapılırdı. 31 Mayıs’ta Tarzan’ın mezarına gidilirdi. Öğrencilerle Topkale’ye çıkılırdı. Manisa Tarzanı şarkısı çalınırdı etkinlikler süresince. Çocuklar siyah şortlar giyerlerdi, yüzlerine sakal bıyık çizip tarzan olurlardı. Barış Alanında Tarzan anıtının önünde buluşur, Manisa Tarzanı’mızı anardık.  


31 Mayıs öncesi ne arayan oldu ne de soran. Manisa Tarzanı Anma  Çevre Günleri unutuldu. Üzgünüm. Manisa Tarzanı’nı Anma ve Çevre Günlerini önemine yarışır bir özenle ele almalı her yıl değişen ve giderek artan etkinlikler düzenlemeliyiz.


Manisa Tarzanı denilince akla hemen, Yeşil Manisa, Manisa denilince de büyük çevreci, ağaç ve doğa sevgisinin önderi Manisa Tarzanı geliyor. Manisa adı hep Tarzan’la birlikte anılıyor. Kentimizi tanıtmak için anlatacak öykülerimiz olmalı deyip duruyoruz. İşte o öykülerden birisi'de Manisa Tarzanı'mızın örnek yaşam öyküsüdür.

Herkesin yapması gereken bir işi, “kimse yapmıyor, ben niye yapayım ki” diyenlerin çoğaldığı bir ortamda, bir kişi çıkıp herkesin es geçtiğini iş ediniyorsa, işte o kişi o işin tarzanıdır. Es geçileni iş edinen kişiye tarzan diyoruz.

Manisa Tarzanı olarak ünlenen çevre önderinin ilginç yaşam öyküsünün bilinen bölümü, savaş sonrasında yanmış yıkılmış cehennem yerine dönmüş kente gelişiyle başlıyor. Manisa Tarzanı geldiği Manisa’da doğayı yeniden canlandırıp, ağaçlandırmak için amansız bir mücadele veriyor. Manisa Tarzanı adı öne çıkınca da, Topçu Hacı, Ahmet Bedevi gibi takma adlarıyla birlikte nüfusta kayıtlı adı olan Ahmeddin Carlak adı da unutulup gidiyor. Bu nedenle birçok insan gibi beni de Manisa Tarzanı’nın nerede ne zaman doğduğundan, nereden geldiğinden çok, neler yaptığı ve Manisa Tarzanı olduktan sonraki yaşamı ilgilendirdi hep. Ulusal Kurtuluş Savaşına katılan, Cumhuriyetin ilk yıllarında, göğsünde Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile Manisa’ya gelen Ahmeddin Carlak, Manisa’da  Manisa Tarzanı olarak yeniden doğmuştur denilebilir.

 

Manisa Tarzanı’nı 1958 yılında gördüm. O, siyah şortu, şortu gibi kararmış yanık derisi,  uzamış sakalları ve elinde ağaçları budadığı testeresi ile bulanık bir görüntü olarak kalmış belleğimde. Manisa Tarzanı üzerine yaptığım araştırma, yaptığım ses ve görüntü kayıtlarını her gözden geçirdiğimde, Manisa Tarzanı’nın yaşamı mutlaka filme alınmalı diyordum. Nitekim, Film yapımcısı Cengiz Ergun’u aradığımda, anlattıklarım onun da ilgisini çekti. Bilindiği gibi ödüller alan Manisa Tarzanı filmi çevrilmiş oldu.

 

Bir bahçıvan yamağı, nasıl adı ve anısı yaşatılan, adına kitaplar yazılan filmler yapılan bir insan olabiliyor?. İstiklal Madalyası almasına neden olan mücadelesinin önüne ağaç dikmesi nasıl geçebiliyor?. Gerçek adı unutulup nasıl Manisa Tarzanı olarak ünlenebiliyor? Bu soruların yanıtlarının ipuçlarını bulmalıyız. Sanırım ipucu, es geçileni iş edinmede gizli.

 

İstenildiğinde, yine okullara gidip sunum yapmaya Manisa Tarzanı'nı yeni kuşaklara anlatmaya devam edeceğim. Manisa Tarzanı'nın adını ve anısını yaşatmayı birileri es geçse bile ben iş edineceğim. Manisa Tarzanı’nın adını ve anısını yaşatalım ne olur…

Facebook Yorum

Yorum Yazın