Emel Eva Tokuyan

Emel Eva Tokuyan

Mail: emeltokuyan@hotmail.com

BEN ÖZGÜRÜM!

Bir zamanlar bir reklam vardı; Şapkasını takıp, dağ bayır dolaşıp özgür olduğunu söyleyen bir karakter. Onun üzerine ardı arkası kesilmedi; hiçbir sorumluluk taşımamanın özgür olmak anlamına geldiğini zihnimize işleyen imajların, sloganların. Uçuşan isteklerin peşinde uçuşmanın özgürlük olduğu zanının kaydı, kaldı hafızamızın bir köşesinde.
 
Özgür olmak içsel olarak ihtiyacımız ve hakkımız olan bir kavram ve özgür olmak isteriz hepimiz. Ancak “özgür” olmanın hayatımızdaki pratik karşılığı nedir? Özgür olmak ne demektir? Bunu anlamak ve ayırt etmek asıl mesele. “Doğa boşluk kabul etmez!”. Değerler yitimi yaşadığımız bir zamandayız. Vitrin değerler; yüzeysel ve içerikten yoksun, altı boş. Eğer biz bir kavram ile ilgili düşünüp yerini seçimlerimiz ile doldurmuyorsak herhangi bir şey gelir ve onu doldurur.
 
Yapıp ettiklerimizin getirdiği sonuçları üstlenmekten kaçınmak bir nevi sorumsuz olmak mı özgürlük? Canımız ne istiyor ise yapmaya mı özgürlük diyoruz? Arzularımıza tutsak isek ve onlar yönetiyor ise kararlarımızı nasıl bir özgürlükten bahsedebiliriz? Hiçbir işe, kişiye, sosyal bağa ait olmamak anlamında mı anlıyoruz özgürlüğü? Korkularımızı ve kararsızlığımızı saklayan edimsizlik midir özgürlük? Bencil ve paylaşmayı bilmeyen tarafımız mı var bu kavramın altında? Seçtiğimizi sandığımız şeyi, içimizdeki hangi yön seçiyor gerçekte? Özgür olduğumuzu kendimize tekrar ederken arzularımız mı sürüklüyor bizi bitmeyen istekler peşinde? Özgürlüğü talep ederken, aynı derecede diğer kişilerin de özgürlük hakkı olduğunu gözeterek mi davranıyoruz? Tüm bu soruları yanıtlamak epeyce güç. Ancak özgür olup olmadığımızı anlama ve kim olduğumuza dair gerçekçi bir bakış edinmemiz açısından gerekli aynı zamanda.
 
Jung’a göre yaptığımız seçimlerin çoğunu bilinçaltı denilen bölgeden gelen veriler belirliyor. En sıradan günlük seçimlerden önemli hayatsal kararlara kadar… Kaptanımız bilinçaltımız ise ne kadar özgür olduğumuzdan bahsedebiliriz ki? Ancak kendini tanıma yolunda yürüyen bir kişinin kendini anlama ve tanıma oranına endeksli olarak özgür olduğunu söyleyebiliriz. Kendini gerçekleştirmiş, kendi içine yakınlaşmış bir kişi neyi neden yaptığını, yaptığı seçimin onu nereye doğru götürdüğünü bilir.
 
Özgür insan; ayırt edebilen, kararlar alabilen, kararların sonuçlarını öngörebilen insandır. Seçimlerinin olumlu veya olumsuz sonuçlarını üstlenerek, gereğini yapma iradesini gösterebilen insandır. Özgür insan, eylemler-hobiler-fikirler-kişiler… hangi alan olursa olsun değişken bir şıpsevdi olarak değil de yönü belli olan bağlar kurarak ilerleyebilendir. İronik bir şekilde özgür olmayı  bağlanmayı bilenler fethedebilir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın