Orman yangınları konusunda Şimşek, kanunların yetersiz kaldığını ve yeni hukuki düzenlemelerin elzem olduğunu belirtti. “Ormanlarımızla beraber köylerimiz, köylülerimiz, görevli ve gönüllü insanlar, evcil ve yaban hayvanlarımız yanıyor, ölüyor, doğamız yok oluyor, geleceğimiz kararıyor” diyen Şimşek, ormanları yakan ve azmettirenlere en ağır cezaların verilmesi gerektiğini vurguladı. Yangınlarla ilgili başlatılan soruşturmaların sonuçlarının bilinmediğini ve toplumun bilgiye erişimde yetersiz kaldığını ifade etti.
Sahte diploma skandalına değinen Şimşek, bu tür dijital sistemlere sızmaların Türkiye’nin ulusal egemenliği ve kamu güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. “BTK, MEB, YÖK ve 14 üniversitenin dijital sistemlerine girilmesi, dijital kimlik altyapısı ve kamu anahtar altyapısının tarumar edilmesi, yalnızca eğitim alanını değil sağlık, tapu, milli emlak gibi kritik kamu sistemlerini de etkiliyor. Bu durum devletin ve vatandaşların güvenliğini riske atıyor” ifadelerini kullandı.
Rezerv alan düzenlemesini ele alan Şimşek, mülkiyet haklarının ciddi şekilde zedelendiğini ve vatandaşın tapulu malına devlet eliyle el konulmasının önünün açıldığını belirtti. 6306 sayılı yasaya göre mülklerin riskli olup olmadığına bakılmaksızın kamulaştırılabileceğini ve vatandaşın itiraz hakkı bulunmayacağını ifade eden Şimşek, bunun bir “mülksüzleştirme süreci” olduğunu söyledi.
Türkiye’de altın piyasasının geleceğine dair değerlendirmesinde Şimşek, İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik operasyonlar ve Merkez Bankası Başkanı’nın yastık altı altınları enflasyonun sebebi olarak göstermesinin, altın piyasasında yeni ve kısıtlayıcı bir dönemin başlayabileceğini gösterdiğini kaydetti. Yastık altı altınların kayıt altına alınması, yasa dışı sayılması, cezai yaptırımlar veya vergilendirmelerin gündeme gelebileceğini belirtti.
Uyuşturucu ile mücadele ve stratejik madenler konusunda ise Şimşek, Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi açısından ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gençlerin farkındalık eksikliğinin mücadeleyi zorlaştırdığını, stratejik madenlerin ise ekonomik bağımsızlık için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Terörle mücadeleye değinen Şimşek, masum insanların sebepsiz ve umarsızca katledilmesine dikkat çekti. “Bu ülkeye barışı ve huzuru katil bir ebleh ve etrafındaki goygoycular değil, evlerinde sevdiklerinin ardından helva kavuran, sıvasız evlerine bayrak asan, arı, duru, temiz vicdanlar getirecek. Nasıl mı? Elbette adaleti sağlayarak…” dedi.
Son olarak Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm önerilerini paylaşan Şimşek, Doğru Yol Partisi’nin ‘Geniş Merkez’ siyasetiyle toplumsal uzlaşı ve ortak aklı önceliklendirdiğini belirtti. İşsizlik, düşük alım gücü, çiftçinin ve esnafın zor durumu, yoksulluk ve açlık gibi sorunların, partili-partisiz tüm vatandaşların katılımıyla çözülmeye çalışıldığını söyledi. “Vakit; gerçek sahibinin millet olduğu bir büyük 'Geniş Merkez' de buluşma vaktidir” diyerek mesajını özetledi.
Haber: Mehmet Tekin
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.