Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, balkonun camla ya da farklı malzemelerle kapatılmış olmasının sonucu değiştirmediği belirtiliyor. Mahkemeler, projeye aykırı olarak kapatılan balkonların eski haline getirilmesine karar verebiliyor. Özellikle binanın dış görünümünü değiştiren ve sabit eser niteliği taşıyan uygulamaların, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca, ortak alanları etkileyen değişiklikler için kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası aranıyor. Balkonun yalnızca kapatılması durumunda bu çoğunluk yeterli görülürken, balkonun odaya veya mutfağa dahil edilmesi gibi mimari proje değişikliği gerektiren işlemlerde tüm kat maliklerinin onayı gerekebiliyor.
Uzmanlar, "Binadaki diğer dairelerde de aynı uygulama var" savunmasının hukuken yeterli olmadığını belirtiyor. Yargıtay'ın son dönemde gündeme gelen kararlarında, daha önce benzer uygulamaların yapılmış olmasının projeye aykırılığı ortadan kaldırmadığı ve tek bir kat malikinin itirazının dahi dava konusu olabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, belediyeden alınması gereken izin ve ruhsatlar olmadan yapılan balkon veya teras kapatmalarının imar mevzuatı açısından da sorun oluşturabileceği belirtiliyor. Ruhsatsız uygulamalar bazı durumlarda "kaçak yapı" kapsamında değerlendirilerek idari para cezası, eski hale getirme veya yıkım işlemlerine konu olabiliyor.
Uzmanların ortak görüşü, balkon veya teras kapatma işlemi yaptırmayı planlayan vatandaşların öncelikle yönetim planını incelemeleri, kat maliklerinin gerekli yazılı onaylarını almaları ve belediyeden ruhsat gerekip gerekmediğini öğrenmeleri yönünde. Aksi halde yapılan yatırımın mahkeme kararıyla sökülmesi ve ek maliyetlerle karşılaşılması söz konusu olabiliyor.
Mehmet Tekin - Manisa
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.