Emel Eva Tokuyan

Emel Eva Tokuyan

Mail: emeltokuyan@hotmail.com

YOL AYRIMLARI


Oysa elimiz kolumuz doluyken, yeni gelene yer açamayız. Bırakmak gerekir de bilemeyiz neyi yanımıza alalım? Neyi bırakalım da yürüyelim? Hangi yöne yönelelim? Her seçim bir şeylerden vazgeçiştir aynı zamanda. Aldığımız kararlar bize ne kazandırdı? Ne kaybettirdi? Nereye getirdi? Ne umduk, ne bulduk? Korumak adına hareket ederken bir konumu, durumu, işi, ilişkiyi neyi göz ardı ettik? Hakkaniyeti ve adaleti gözettik mi, hem kendimize hem diğerlerine karşı?

 Yoksa hep kazanmak adına hırsla ya da hep feda ederek kurban psikolojinde mi döndü zaman tekerleği? “Keşke bu günkü aklım olsaydı” diye başlayan cümleleri söylemeden bilebilsek değerli ve kalıcı olanla, yürüyebilmeyi. Farkında olsak, gitmesine-bitmesine gönül rahatlığıyla teslim olabileceğimiz kavşakların. Ayırt edebilsek zor yolla öğrenmeden dengeyle hareket edebilmeyi, seçimler yapabilmeyi.

Her yol ayrımı Anadolu kökenli tanrıça Hekate’yi düşürüyor aklıma. Antik dönemlerde her yol kavşağına heykeli dikilen, zor zamanlarda, ruhumuz karanlıkta kaldığında yol gösteren Tanrıça. Adının anlamı gibi hedefi vuran, seçim yapan, ışığın ve anahtarın sahibi, yolda olan, eşik bekçisi, koruyan, kurtarıcı tanrıça.  Anadolu’daki tüm tasvirlerinde üç yüzlü tasvir edilmiştir. Yer altı, yeryüzü, gökyüzü olmak üzere üç dünyaya da hâkimdir.

Karar vermek gereken kavşağa geldiğimizde doğru kararları verebilmemiz için bizi gözetir. Üçlü formda ellerinde meşale, anahtar, yılan (bazen hançer) taşır. Meşale, Hekate’nin ruhların yol göstericisi olduğunun, karanlıklarda ışık tuttuğunun göstergesidir. Anahtar, yer altı dünyasının ve gizemlerin anahtarını elinde tuttuğunu gösterir. Zehirli yılan veya hançer ise hayatta yanlış kararlar aldığımızda bizi bekleyen sonu simgeler. Kişisel çıkara düşülmüşse, bilgi azlığı varsa, egomuza yenilmişsek ışık ve ateş tüketici işlevini gösterir, yılan veya hançerden kaçamayız.

Antik zamanlarda değiliz artık. Bir hatırlatıcı olarak kavşaklarda bekleyen Hekate de yok. Ancak içimizde işliyor süreç. Her seçimin bir bedeli var. Emekle, zamanla, parayla, enerjiyle, aklımızı ve kalbimizi koyarak, ömrümüzden ömür vererek ödediğimiz. Neyi önceliğimize alıyor ve önemsiyor isek tercihlerimizi ona göre yapıyoruz elbette. Bugün önünde durduğumuz kavşak daha önce yaptığımız seçimlerin ürünü. Ve yarın nerede durmak istiyorsak ona götüren yola sapacağız. Hangi yoldan gittiğimizin önemi yok belki de. Kulaklarımızı, gözlerimizi ve kalbimizi adalete ayarlarsak ve hakkaniyetle ölçülü adımlar atarsak, yaralamadan ve yara almadan ilerleyebiliriz. Çok eskiden bilenlerin söylediği gibi “ Hakikati koruyan, korunur hakikat tarafından!” Yol ayrımlarında sağduyuyla, hakikati ve adaleti gözeterek seçimler yapabilmeyi diliyorum hepimiz için, tüm varlığımla…

Emel Eva Tokuyan

 

 

 

* Spathori, E. , Greek Mythology

**Hekate’ye adanmış en önemli tapınak Muğla ili sınırları içinde Lagina antik kentindedir. Her yıl onun adına festival düzenlenmektedir.

***Hekate’den bahseden ilk yazılı kaynak Hesiodos’un Thegonia adlı eseridir.

****Lucius Apuleius -Metamorfozlar kitabında Hekate’den şöyle bahseder: “Ben her şeyin doğal annesi, bütün öğelerin sahibesi ve yöneticisi, bütün dünyalarda insan neslini başlatan, kutsal güçlerin reisi, cehennemdeki her şeyin kraliçesi, cennette yaşayanların önde geleniyim. Bütün Tanrıların ve Tanrıçaların göründüğü tek biçim benim. Gökyüzünün gezegenleri, denizlerin bütün rüzgarları, ve cehennemin acıklı sessizliği benim irademle idare edilir. Tüm dünyada değişik biçimler, farklı gelenekler ve bir çok adlar altında anılan benim adımdır,tapınılan benim kutsal varlığımdır.

İnsanların ilki olan Frigler bana Pessinus Tanrılarının anası, kendi topraklarından çıkan Atinalılar Minerva, denizle çevrilmiş Kıbrıslılar Venüs, yay taşıyan Giritliler Diana, üç dil konuşan Sicilyalılar korkunç Proserpine, Elevsisliler eski Tanrıçaları Ceres, bazıları Juno, başkaları Bellona, başkaları Hekate, Ramnusie, her türlü eski öğretinin ustası olan ve bana doğru dürüst törenlerle tapınan Mısırlılar beni doğru ve en eski adımla Kraliçe İsis diye adlandırırlar.”

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın