© Manisa İnternet Haber 2019

“KADIN İSTERSE YAŞAMI KOLAYLAŞTIRIR”

MEKA Genel Müdürü Dr. Hülya Yurtdaş Pirinççi “Kadın isterse yaşamı , yaşamayı kolaylaştırır, Kadın Hakları’na saygı duymak, ona bu alanı açmak için sadece bir  başlangıçtır” dedi.

Haber: Nezih VAROL

Manisa Eğitim ve Koçluk Akademisi (MEKA) Genel  Müdürü Profesyonel Koç-İntegral İlişki Koçu Dr.Hülya Yurtdaş Pirinççi kadın isterse herkes için her şeyin mümkün olabileceğini, ancak istediği yolun da ancak sevgiden geçtiğini söyledi. 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü nedeniyle bir açıklama yapan Dr. Hülya Yurtdaş Pirinççi “Kadın hakları kadınların erkeklerle eşit olarak sosyo-ekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına sahip olmasıdır. Temel insan haklarına sahip olma yolunda günümüzde önemli kazanımlar elde edilse de halen kadın haklarının kullanımı önünde önemli engeller bulunmaktadır” dedi. Pirinççi açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kadın hakları kavramı özellikle 19’uncu yüzyılda büyük önem kazanmaya başladı. 1857’den beri dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bugün 1977 yılındaki Birleşmiş Milletler (BM) genel toplantısında ‘Kadın Hakları ve Uluslararası Barış Günü’ olarak kararlaştırılmış ve kadınların haklarının verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edilmiştir. Böylece 8 Mart BM’ye üye ülkelerde ‘Uluslararası Kadın Günü’ olarak kutlanmaya başlandı. Kadınlar dünya genelinde eğitim-öğretim hakkından yoksun veya ikinci planda bırakılmaktadır. Bir çok devletin hukuki düzenlemelerinde kadın erkek ayrımı bulunmaktadır. Özellikle miras hukuku ve medeni hukuk düzenlemelerinde kadınlara negatif ayrımcılık uygulanmaktadır. Dünyanın bir çok bölgesinde kadınların eş seçme, evlilik, boşanma ve diğer temel medeni hakları henüz tanınmamıştır. Kadınlara yönelik fiziki şiddet ve psikolojik baskı en çağdaş ülkelerde bile tam anlamıyla kırılamamıştır. Dünyada her 3 kadından 1’i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalmaktadır. Türkiye’de kadına karşı şiddet oranı gelişmiş devletlere oranla oldukça yüksektir. Kadın hakları ile ilgili önemli kazanımlar da elde edilmiştir. Örneğin Suudi Arabistan’da çok geç de olsa kadınlara oy hakkı (2011 yılında) verilmiştir. Bir çok ülkede kadına karşı şiddet, taciz ve tecavüzün cezaları artırılmıştır. Bu cezaların daha da caydırıcı oranda artırılması için kadın hakları savunucuları büyük mücadele vermektedir.

“KADIN ÜRETKEN BİR VARLIKTIR”

“Türkiye’de kadınlar 20 Mart 1930’da belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandı. 1933 yılında Köy Kanunu’nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık 1934’te yapılan Anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935’de ilk defa meclis seçimlerine katılan Türk kadınları mecliste 18 sandalye elde ettiler” diyerek açıklamasını sürdüren Dr.Hülya Yurtdaş Pirinççi şu bilgilere de yer verdi: “Sonuç olarak demokrasiyle yönetilen ve sosyal hukuk devleti olan her ülke; kadın haklarının korunması önündeki engelleri kaldırmakla yükümlüdür. Kadın Hakları’na saygı göstermek sadece yasalarla güvence altına alınmıyor tabi ki, toplumda  Temel İnsan Hak ve Hürriyetleri ile ilgili problem yaşanmaması  için önce bunun farkına varılması gerekiyor. Aslında belki de bilinen, belki de farkedilmeden yok sayılan Kadın Hakları, nedir‘i yaşayarak, yaşatarak ifade etmeliyiz. Gelişmekte olan ülkelerde ‘Kadına ve Kadın Haklarına Saygı’ aslında kadınlara tanınan sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarıyla artan iş gücü verimiyle kendiliğinden var olmuştur. Çünkü Kadın kendisine tanınan hakkın hakkını vermeye kodlanmış, üretken bir varlıktır. Ne istediğini bilen, hayal kurabilen, hayallerini hedef haline koyup o hedefe ulaşıncaya kadar var gücüyle çalışan özel bir kişidir. Bu doğuştan gelen mükemmel özellikleri bazen kendisi de farkedemeyebilir; çünkü önceliği hiç bir zaman kendisi olamaz. Ailesi, işi, çocukları ve çözümcül geçinebilir özellikleri  çoğu zaman kendi taleplerinden çok daha önce gelmektedir. İşte o yüzden diyorum ki; Allah’ın bu kadar doğuştan muhteşem özelliklerle dünyaya getirdiği kadınların bu anlamda önce kendilerini keşfetmelerine, sonra da bu özellikleriyle bir olup üretmeye, topluma kazandırmaya ve  bütüne fayda sağlamalarına alan açmalıyız. Bizlere, bizlere  gösterdikleri sevgi ve saygıyla yeniden keşfettiren herkese sevgi ve saygılar sunarım”.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER